Felsefi Düşüncenin Özellikleri Nelerdir?


101
101 points

Felsefi düşüncenin özellikleri Sorgulama, eleştirel, düşünümsel, evrensel olduğu kadar öznel, yaratıcı bir sorgulama sanatı olarak da düşünülebilir. Sistematik bir şekilde fikir üretmesi ve bunu toplumsal hayatı ve evreni ilgilendiren her alanda yapması onun bütüncül bir bakış açısına sahip olduğunu da göstermektedir. Akıl, madde, ruh, varlık ve bilgi konularında çeşitli yaklaşımlar geliştirerek hem paradoksal hem de metaforik bir dil kullanır. Mantıksal önermeler ışığında bireylere yol gösterir.

Felsefi Düşüncenin Nitelikleri Nelerdir?

Felsefi düşüncenin nitelikleri Tek bir şekil denilince akla tek bir şekil gelmemeli, birçok yönden düşünülmelidir. En genel tanımıyla bir araştırma disiplini olan bu alanda filozoflar teoriler ve metaforlarla dünyaya damgasını vurmuşlardır. Dogmatik ve katı tutumların putlaştırılan ideolojiler olduğu her zaman savunulmuş ve onu yıkmaya çalışan çok hoşgörülü bir sistem olmuştur. Detaylandırmak gerekirse şunlar söylenebilir;

  • Sorular ön planda.
  • Döngüseldir. (her cevap kendi sorusunu yaratır)
  • Çift yönlü düşünmeye dayalı (yansımalı)
  • Eleştirel ve sorgulayıcı olmayı ilke edinir.
  • Mantıklı.
  • Bilimde olduğu gibi doğrulama veya yanlışlama ilkesi yoktur. Mantıklı olmak yeterli.
  • Analitik ve sentezleyicidir.
  • Öznellik üzerine kuruludur.
  • Sorunlara yaklaşımında evrenseldir. (herhangi bir konuyu inceleyebilir)
  • Çeşitli metodik yaklaşımlar vardır. karşılaştırma-önerme-hipotez

Karl Jaspers’in dediği gibi ‘felsefe yolunda olmak’ ise, bu yolculuğun Kant’ın gözünde kendi potansiyelini keşfetmesine ve zihnin olgunlaşmamışlığından kurtulmasına yol açacağı söylenebilir. Bu durumda bu serüvene katılımın akıl temelinde ve varoluş sorgulaması kapsamında yapılacağı anlaşılmaktadır. Evrendeki her parçacığın tüm parçacıkların öznesi olduğu bu düşünme sanatında Sokrates’in dediği gibi, ‘tüm bildiğimiz aslında hiçbir şey bilmediğimizdir’.

Felsefi Düşüncenin Özellikleri

Felsefi düşüncenin özellikleri aradığını bulmak için değil, yeniden arayışa sürüklenmek için bir maceraya atılan düşünce disiplininin, öncelikle evrensel meseleleri ele almasıdır. Ayrıca kümülatif bir şekilde ilerlemesi ve sistemini mantıklı bir çerçevede kurmaya çalışması da önemlidir. Filozoflar, varoluşun mahiyetini sorgularken daima bilmeyi ön planda tutmuş ve nesnesini aramışlardır. Detaylandırmak gerekirse şunlar söylenebilir;

  • Evrensel konuları kapsar
  • Varlık, ruh, episteme, ruh, zihin temalı sorgulamalar
  • Rasyonel önermeler üretir
  • içe dönük
  • Her filozofun işlediği tema bakımından esas ve sübjektiftir.
  • Kümülatif
  • Mantıklı.
  • Sorular ve cevaplar kendi içlerinde döngüseldir ve yine sorular ön plana çıkmaktadır.
  • Kesin bilgi istemez
  • Analitik ve sistematik
  • Ne olması gerektiğine dair rüyalar
  • Filozof her zaman merak makamında yaşar.
  • Bu, bilme nesnesinin arayışıdır.
  • İyiyi, gerçeği ve ahlakın kalitesini sorgulayın

Jean Paul Sartre’ın dediği gibi ‘cehennem başkalarıdır’. Varoluşçu bir filozof olarak, başkalarının algısında anlam bulan her şeyin sorgulanması gerektiğini vurguladığı anlaşılmaktadır. Spinoza’nın düşüncesinde iyi yaşamın iyi karşılaşmaların ışığında değişebileceği, kötülerin ise olumsuza yol açabileceği fikri vardır. Her ikisinin de kendi sözlüklerinde ele aldıkları soru ve cevaplar farklı ve özneldir ve dokundukları noktada bir araya geldiklerini iddia etmek de felsefi bir bakış açısıdır.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.